Ey Türk Askeri!  - Görülen Lüzum Üzerine..

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ve Türk Milletini değerleriyle beraber iç ve dış düşmanlara karşı  ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli, asli vazifesi budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbâlde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek asli vazifenden uzaklaştırmak isteyecek, başka vazifelerle oyalayacak, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa dışında bir vazife mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeden hareket etmeyeceksin!  Bu imkân ve şerâit, devlete isyana çok müsait bir mahiyetteymiş gibi tezahür edebilir.

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek dahili ve harici düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili, mazlum halkların faili meçhullerinin müsebbibleri olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri, müesseseleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine, karargâhlarına, kışlalarına girmek için tezkereler verilmiş, bütün orduların dağıtılmış, murakebe altına alınmış ve memleketin her müessesesi bilfiil iktisadi işgale uğramış olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, milletin dinine, diyanetine, ferasetine, iktidara, memleketi beşeri dünyaya kapatma gayretiyle, türk’ün asrileşme ülküsüne saldıranlar, gayriresmi makamlara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar bu mevki, makam, iktisadi teşşekül ve siyasi fırka sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin, tarikatlerin ve ecnebilerin iktisadi, askeri ve siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Bu uğurda vaktin araçlarıyla peygamber ocağınıza kazan kaldırma, hükümeti indirme, siyasi ve iktisadi hayata nüfuz etme teşvikinde bulunabilir. Millet, fakr-u zaruret içinde Düyun-u Umumiye’nin şubelerinin elinde harap ve bîtap düşmüş,  toprağına, devletine ve istikbâline göz dikenlere mukabele edemez duruma gelmiş, gözünden sakınarak itimat ettiği askeri müesseselerinin içinde bulunduğu ahvalden de vâlih olabilir.

Ey Türk istikbalinin Askeri!

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; askeri müdafaa sanatında ileri gitmek, harb silahını ve tayyareni kendin yapmak, hasmının imkanlarından çok daha iyisini elde etmek, Türk Milletinin istiklâl ve cumhuriyetini korumaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma ülküsünde, vazife azmi iman dolu göğsünde mevcuttur!

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Mustafa Kemal

@apehell

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s